2/8/2008 - Problem Kimde__Hayaller__İki Kardeş(3.Hikaye Bir Arada)
PROBLEM KİMDE
Adamın biri artık karısının eskisi kadar iyi Duymadığından korkuyormuş ve karısının işitme cihazına ihtiyaç duyduğunu düşünüyormuş. Ona nasıl yaklaşması gerektiğinden emin değilmiş. Bu durumu konuşmak için aile doktorunu aramış; doktor adamın karısının ne kadar duyduğunu anlayabilmesi için basit bir yöntem önermiş. "Yapacağın şey şu, karından 40 adım ileride dur, normal bir konuşma tonuyla bir şeyler söyle; eğer duymazsa 30 adım ilerisinde aynı şeyi tekrarla, sonra 20 adım; cevap alana kadar aynı şeyi tekrarla" O akşam karısı mutfakta akşam yemeğini hazırlarken adam işlemi uygulamaya koymuş. 40 adım uzaklıktan karısına normal bir konuşma tonuyla seslenmiş "Hayatım bu akşam yemekte ne var?" Cevap yok Mutfağa biraz yaklaşmış. Mesafeyi 30 adıma indirmiş ve soruyu tekrarlamış "Hayatım bu akşam yemekte ne var?" Gene cevap yok Mutfağa biraz daha yaklaşmış, mesafe 20 adım ve tekrar sormuş "Hayatım bu akşam yemekte ne var?" Hala cevap yok Adam mutfağın kapısına gelmiş artık mesafe iyice azalmış ve soruyu tekrarlamış "Hayatım bu akşam yemekte ne var?" Gene cevap alamamış Bu sefer karısına iyice yaklaşmış ve aynı soruyu tekrar sormuş "Hayatım bu akşam yemekte ne var?" "Hayatım beşinci kez söylüyorum, Tavuk" Hikayenin ana fikri: Belki de genelde düşündüğümüz gibi problem daima karşımızdaki kişilerde olmayabilir. Problemlerin sebebini iyi analiz etmeliyiz.
HAYALLER
Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi hocası.. Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı. Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi.Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi. Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi. Ertesi gün hocasına sunduğu 7 sayfalık ödev, tam kalbinin sesiydi.. İki gün sonra ödevi geri aldı. Kağıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir "0" ve "Dersten sonra beni gör" uyarısı vardı. "Neden "0" aldım?" diye merakla sordu hocasına çocuk.. "Bu senin yasında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal" dedi, hocası.. "Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynağınız yok. At çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi satın alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkansız" ve ekledi: "Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm." Çocuk evine döndü ve uzun düşündü. Babasına danıştı. "Oğlum" dedi babası "Bu konuda kararını kendin vermelisin. Bu senin hayatin için oldukça önemli bir seçim!." Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir degisiklik yapmadan geri götürdü hocasına.. "Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin" dedi.. "Ben de hayallerimi. ." İKİ KARDEŞ
Bir zamanlar yan yana çiftliklerde yaşayan 2 kardeş anlaşmazlığa düşerler. 40 yıl yan yana yaşayan, makineleri paylaşan ve iş bölümü yapan kardeşler için bu ciddi bir durumdur. İşler gittikçe sarpa sardı ve sonunda karşılıklı kötü sözler sarf edilmeye başlandı ve nihayetinde haftalarca sessizlik takip etti. Bir sabah John´un kapısı calindi. Kapıyı açınca John karşısında alet kutusu ile bir marangoz buldu. Marangoz "bir kaç günlük iş arıyorum" dedi. "Belki buralarda birkaç küçük işiniz vardır. Size yardim edebilir miyim?". "Evet" der büyük kardeş, "Senin için bir işim var. Çiftlikteki çayın arkasına bak. Orada komşum var ama aslında o küçük kardeşim. Geçen hafta aramızda bir çayır vardı ama o buldozerini nehrin yönü değiştiren kapaklarını açtı ve sular bastı… çayırlar artık su doldu. Şimdi aramızda bir su birikintisi bir nehir (çay) var. Bunu bana rağmen yapmış olabilir ama ben daha iyisini yapacağım. Şurada gördüğün kereste yığını var ya, Senden bunlarla 2,5 metrelik bir çit inşa etmeni istiyorum. Böylece onun (kardeşimin) yerini görmek istemiyorum bu sayede onu görmeme gerek kalmayacak. Marangoz, "Sanırım durumu anladım. Bana gerekli aletleri verin, sizi memnun edecek bir is çıkartacağımı sanıyorum." der. Büyük kardeşin araç gereç için kasabaya gitmesi gerekir ve malzemeyi getirdikten sonra günün geri kalan kısmında çiftlikten uzaklaşır. Marangoz bütün gün ölçümler ve diğer işlerle uğraşır ve isini bitirir. John gelince gözleri açılır ve şaşkınlıktan ağzı acık kalır. Ortada çit falan yoktur. Marangozun yaptığı bir köprüdür. Nehrin bir tarafından diğer tarafına bir köprü. Ve nefis bir işçilik yapılmış bir köprü…. O da ne … John, komşu küçük kardeşinin kollarını açarak köprüden geldiğini görür. "Sen ne iyi bir dostsun ki tüm yaptıklarıma rağmen bu köprüyü inşa ettin". İki kardeş köprünün ortasında buluşur ve birbirlerinin elini tutarlar… Arkalarına baktıklarında marangozun alet çantasını alıp gitmeye hazırlandığını görürler. "Hayır, bekle!" Birkaç gün daha kal. Senin için pek çok projem var" der büyük kardeş. "Kalmak isterdim" der marangoz…."ama inşa edecek daha çok köprüler var".
|